Boşanma Avukatı

boşanma avukatı

Evlilik ve evliliği sona erdiren haller Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenmiş olup boşanma, evliliği sona erdiren durumlardan biridir. Boşanma hükümleri Türk Medeni Kanunu’nun 161-184 maddelerinde düzenlenmiştir. Yasaya göre boşanma sadece dava ile yani, hakimin kararı ile mümkündür.Mahkemenin nihai kararı aleyhine olan taraf bu karara karşı istinaf hakkı bulunmaktadır. Kanun yolu süresi mahkemenin gerekçeli kararının tebliğinden itibaren başlar, Boşanma davasında mahkeme Anayasanın 141/3. maddesi ve HMK’nın 297.maddesinin /3. bendine göre kararlarında iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma nedenleri, sabit görülen vakalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin açıkça göstermek zorundadır. Boşanma davasında mahkeme kısa kararından sonra kararını Yargıtay denetimine elverişli olarak gerekçeli olarak açıklanmadığı takdirde bu durum bir bozma nedeni olacaktır. Boşanma kararına karşı kanun yoluna başvurulduğunda bu hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir. Davanızı uzman boşanma avukatı ile takip etmeniz tüm bu yükümlülükleri ve yasal mevzuatı onun omuzlarına vermeniz ve dolayısıyla yükünüzün hafiflemesi, içinizin rahat bir şekilde boşanma süreci geçirmenizi sağlayacaktır.

İçindekiler

  • Boşanma Sebepleri Nelerdir?
  • Boşanma İçin Nereye Başvurulur?
  • Boşanma Davası Nasıl Açılır?
  • Boşanma Avukatına Başvurmalı Mıyım?
  • Boşanma Davası Nerede Açılır?
  • Boşanma Davaları Ne Kadar Sürer?
  • Boşanma Şartları Nelerdir?
  • Boşanma İçin Gerekli Evraklar Nelerdir?
  • Boşanma İşlemleri Nelerdir Nasıl Yürütülür?
  • Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır?
  • Çekişmeli Boşanma Davası Nedir?
  • Boşanma Kadın Hakları
  • İddet Süresi Nedir?
  • Boşanma Süreci
  • Velayet Davası Avukatı
  • Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat
  • Boşanma Davası Nasıl Düşer?
  • Boşanma Davası Nasıl İptal Edilir?
  • Boşanma Davasında Alınabilecek Tedbirler Nelerdir?
  • Boşanma Davası Açma Ücreti 2019
  • Boşanma Davası Avukatı Ücreti
  • Boşanma Sebebleri Nelerdir?

    Türk Medeni Kanunu’nun boşanma nedenleri tek tek belirtilmiş olup Mahkemece, Türk Medeni Kanunu’nda sayılan nedenler dışında herhangi bir nedenle boşanmaya karar verilmez.

    Yasada boşanma sebepleri olarak;

    • Zina(TMK 161)
    • Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış(TMK 162)
    • Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme(TMK 163)
    • Terk(TMK164)
    • Akıl hastalığı(TMK165)
    • Evlilik birliğinin temelinden sarsılması(TMK 166)

    sayılmıştır.

    Zina, Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, Terk ve Akıl hastalığı özel boşanma sebeplerindendir. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma, kusurlu hareketiyle evlilik birliğinin sarsılmasına sebebiyet veren eşin davası, anlaşmalı boşanma ve fiili ayrılık nedeniyle boşanma davası ise genel boşanma sebeplerindendir.

    Boşanma davasını açacak eş, yasada gösterilen boşanma nedenlerinden en az birine dayanmalıdır. Hakim, taraflarca mahkemeye bildirilen vakalarla ve talep sonuçlarıyla bağlıdır (HMK m. 26/1). Boşanma davasını açan eş davasını ikame ederken hangi boşanma sebebine dayandığını anlaşılır açık net bir şekilde belirtmesi gerekmektedir. Aksi durumda kişi iddiayı ve savunmayı genişletme yasağı ile karşılaşacaktır. Hakim sadece boşanma nedeni olarak belirtilen vakıaların net bir şekilde izahı olduğu ve bununla birlikte, davacının vakıaların mahiyeti hakkında yapmış olduğu nitelemede hata yapması durumunda bu niteleme ile bağlı olmayacaktır.

    Boşanma davasında gösterilen boşanma nedenlerinin ispatı ve şartlar oluştuğu takdirde hakim boşanmaya karar verir. Hakim boşanma davasında boşanma sebebi olarak gösterilen olayların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe boşanma kararı veremez.

    Mahkeme tahkikatının tamamlandığına karar verdiği zaman sözlü yargılamaya geçmekte ve Boşanma davasında gösterilen boşanma nedenlerinin ispatı ve şartlar oluştuğu takdirde hakim artık boşanmaya karar vermektedir. Fakat Hakim boşanma davasında boşanma sebebi olarak gösterilen olayların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe boşanma kararı veremez.

    Boşanma İçin Nereye Başvurulur?

    Türk Medeni Kanunu’na göre boşanma davası eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yerdeki Aile Mahkemelerinde açılır. Tespit edilen yetkili yerde Aile Mahkemesinin olmadığı durumlarda ise Aile Mahkemesi sıfatı ile davaya bakmakla görevli olan Asliye Hukuk Mahkemelerinde dava açılmalıdır.

    Boşanma Davası Nasıl Açılır?

    Boşanmak isteyen eş, boşanma davasını Türk Medeni Kanunu’nda sayılan boşanma sebeplerinden en az birine dayalı olarak hazırlayacağı boşanma davası dilekçesi  ile kendisinin veya eşinin yerleşim yeri veyahut davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yerdeki Aile Mahkemelerinde açmalıdır.  Boşanma davası açmak için hazırlanan dilekçe gerekli olan evraklarla birlikte mahkemenin tevzi bürosuna verilmelidir ve tevzi bürosunun hesapladığı harç ve masraflar davayı açan kişi tarafından ödenmelidir. Boşanma davası bu suretle açılır.

    Boşanma Avukatına Başvurmalı Mıyım?

    Boşanma davası ister davacı isterse davalı olsun taraflara birçok sorumluluk yüklemektedir. Boşanma davasında davanın vasıf ve mahiyeti gereği tarafların bazı delillere başvurması ve Kanunda belirlenen sürelere uyması gerekmektedir. Aksi halde hem davacı hem de davalı eş için bu durum davayı kaybetme sebebi olacak ve üstelik davayı kaybeden taraf aleyhine bir takım tazminat, dava masrafı, harç ve vekalet ücreti hükmedilecektir. Boşanma davası açmak isteyen kişi ve hakkında boşanma davası açılan kişi bu nedenle öncelikle uzman boşanma avukatına başvurmalı ve hukuki yardım almalıdır.

    Boşanma Nasıl Olur?

    Türk Medeni Kanunu’na göre boşanma sadece hakim kararı ile mümkündür. Aile mahkemesinin vereceği karar kararın kesinleşmesi ile mahkemece nüfus müdürlüğüne gönderilir ve nüfus kayıtları düzeltilir.

    Boşanma Davası Açmak İstiyorum, Ne Yapmalıyım?

    Boşanma davası, bizzat boşanmak isteyen kişi tarafından açılabileceği gibi boşanma avukatına verilecek özel boşanma vekaleti ile de boşanma davası açtırmak mümkündür. Lakin anlaşmalı boşanma davalarında avukatla dosya yürütülüyor olsa bile tarafların duruşmaya katılma zorunluluğu bulunmakla beraber, çekişmeli boşanma davalarında tarafların duruşmaya katılmaksızın boşanma avukatı ile davasını ve duruşmalarını takip ettirilebilir. Boşanma davasından en iyi sonuç alabilmek için boşanma davasının boşanma avukatı tarafından yürütülmesi en iyisi olacaktır.

    Boşanma Davası Nerede Açılır?

    Boşanmak isteyen eş, boşanma davasını kendisinin veya eşinin yerleşim yeri veyahut davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yerdeki Aile Mahkemelerinde açmalıdır. Bu yerde Aile mahkemesinin olmaması durumunda o yerdeki Aile mahkemesi sıfatıyla bakmakla görevli Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılmalıdır.

    Boşanma Davaları Ne Kadar Sürer?

    Boşanma davası, Aile Mahkemesi Tevzi Bürosuna boşanma dilekçesi ve evraklarının verilmesi, vezneden harç ve yargılama giderlerinin ödenmesi suretiyle açılır. Mahkemeye dosyanızın tevzi edilmesinin ardından mahkemece dilekçe ve dava şartları kontrol edildikten sonra tensip zaptı hazırlanır. Boşanma davası yazılı yargılama usulüne tabi olup hazırlanan tensip zaptının bir sureti davacıya bir sureti ise boşanma davası dilekçesi ile birlikte davalıya tebliğ edilir. Tensip zaptında bir çok ihtar yer almakta olup davalı cevap ve delillerini 2 haftalık cevap süresi içinde bildirmelidir. Mahkemeye verilen cevap dilekçesi bu defa davacıya tebliğ ettirilir ve davacı 2 haftalık süre içinde cevaba cevap dilekçesi sunar, davacının bu dilekçesini mahkeme davalıya tebliğ eder ve davalı tarafından 2 haftalık süre içinde 2. Cevap dilekçesi sunulur. Bu aşamaya dilekçeler teatisi denir. Dilekçeler teatisi bittiğinde veya bu sürenin sonuna denk gelecek şekilde Mahkeme belirleyeceği ilk duruşmada öninceleme duruşması yapar ve bu duruşmada deliller, uyuşmazlık konusu, sulh olup olmama gibi konular tartışılır. Bu aşamadan sonra artık davanın esasına geçilir. Boşanma davasında uyulması gereken bir çok yasal süre ve yasal yükümlülük bulunmaktadır. Uzman boşanma avukatı ile davanın takip edilmesi sürelere uyma davayı hızlı bir şekilde tamamlama şansı yaratacaktır. Aksi halde eksik evrak veya sürenin kaçması sonucu davayı kaybetmenin yanında sonuçlanıncaya kadar ise tahammül sınırlarını aşabilecek süreç yaşamınıza neden olacaktır.

    Boşanma Şartları Nelerdir?

    Boşanma davaları; anlaşmalı boşanma davaları ve çekişmeli boşanma davaları olarak iki ayrılmaktadır. Boşanma şartları da dava çeşidine göre değişmektedir. Çekişmeli boşanma davalarında boşanma kararı alınabilmesi için, usulüne uygun olarak açılan boşanma davası olması, Yasada gösterilen boşanma nedenlerinden en az birine dayanılmalı, boşanma sebebi anlaşılır açık net bir şekilde belirtilmeli, boşanma nedenlerinin ispat edilmesi ve boşanma sürecinin usulüne uygun takip edilmesi koşulu bulunmaktadır. Önemle belirtmek gerekir ki; Hakim boşanma davasında boşanma sebebi olarak gösterilen olayların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe boşanma kararı vermemektedir.

    Boşanma Davası İçin Gerekli Evraklar Nelerdir?

    Diğer konu başlıklarında da açıkladığımız üzere boşanma davası açmak için öncelikle boşanma sebeplerinizi içeren dilekçe hazırlamanız ve bu dilekçeye nüfus cüzdanı fotokopisi ile delil listenizi sunmanız gerekmektedir. Türk Vatandaşı olmayıp Türkiye’de evlenen kişilerin açacağı boşanma davasında mahkeme tarafların evli olduklarını tespit edebilmesi için boşanma davası açacak eşin dilekçesinin yanında evli olduklarının belgeleyen belgenin (aile cüzdanını) de mahkemeye sunulması gerekmektedir. Yabancı uyruklu kişinin boşanma davası açarken aile cüzdanını mahkemeye sunulmadığı durumlarda ise mahkeme davacı eşe iki haftalık kesin süre verir, davacı ise iki haftalık kesin süre içinde evrakı tamamlaması gerekmektedir. Aksi halde mahkeme davanın açılmamış sayılmasına karar verecektir. Ayrıca HMK ya göre hem davacı eşin  hem de davalı eşin dava ve cevap dilekçelerinde başvurmuş oldukları delilleri somutlaştırması gerekmektedir. Tarafların somutlaştırma yükünün yerine getirilmemesi davaların senelerce uzamasına neden olmaktadır. Boşanma avukatı ile davanızı takip etmeniz davanızın doğru ve hızlı bir şekilde sonuçlandırılmasını sağlayacaktır.

    Boşanma İşlemleri Nelerdir, Nasıl Yürütülür?

    Boşanmak isteyen eş boşanmadan kaynaklı hak ve yükümlülüklerini öğrenmek için öncelikle boşanma avukatına başvurması gerekmektedir. Boşanma sebeplerinizi yazdığınız dilekçe ile açmış olduğunuz davada delil bildirimi, sürelere uyma, davalının cevabına cevap, delillere yönelik mahkemeyi aydınlatma ve HMK ve MK dan kaynaklı bir çok yükümlülük de beraberinde gelmektedir. Yani dilekçe hazırlamakla iş bitmediğinden, değişen kanunlar ve Yargıtay kararlarını vatandaşın takip etmesi ve uygulaması zor olacağından boşanma avukatına başvurmak ve boşanma işlemlerini öğrenmek en doğrusu olacaktır.

    Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır?

    Anlaşmalı boşanma davalarında kesin yetki kuralı geçerli olmayıp taraflar mutabık kaldıkları herhangi bir Aile Mahkemesinde anlaşmalı boşanma davası açabilmektedirler. Anlaşmalı boşanma davasında tarafların boşanmanın bütün sonuçlarından mutabık kalmaları gerektiği için dava açılırken anlaşmalı boşanma dilekçesine boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda hazırlanan ve her iki tarafça da imzalanan protokol eklenmelidir. Bu protokolde özellikle tazminat, çocukların velayeti, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası ve mal rejimleri hususu unutulmamalıdır. Bu hususlarda taraflar anlaşamaz iseler anlaşmalı boşanma mümkün değildir.

    Anlaşmalı Boşanma İçin Nereye Başvurulur?

    Türk Medeni Kanunu’na göre boşanma davası eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yerdeki Aile Mahkemelerinde açılır. Fakat anlaşmalı boşanma davalarında kesin yetki kuralı geçerli değildir. Bu nedenle Taraflar mutabık kaldıkları herhangi bir Aile Mahkemesinde anlaşmalı boşanma davası açabilirler.

    Anlaşmalı Boşanma Davası Açacağım, Boşanma Avukatına Başvurmalı Mıyım?

    Anlaşmalı boşanma davası, tarafların boşanmanın bütün sonuçlarında mutabık kalmaları esası üzerine kuruludur. Boşanma avukatına başvurmak öncelikle bu hususlarda tarafların uzlaşmasının sağlanmasında önemlidir. Tarafların uzlaşmanın ardından, davayı açacak eş, boşanmanın bütün sonuçlarında mutabık kaldıklarına dair açıklayacı protokol hazırlamalı, taraflarca imzalanmalı ve boşanma dilekçelerine eklemelidir. Bu protokolde özellikle tazminat, çocukların velayeti, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası ve mal rejimleri hususuna dikkat edilmelidir. Taraflar boşanma avukatına başvurması işte bu yüzden önemlidir. Tarafların imza attıkları protokol ve duruşma sırasında kabul beyanları artık boşanmayı ve beraberinde boşanmanın bütün sonuçlarını tesis edecektir. Bu nedenle maddi ve manevi anlamda hakların korunması için boşanma avukatına başvurmak alınacak en doğru karardır.

    Anlaşmalı Boşanma Şartları Nelerdir?

    Türk Medeni Kanunu’nun 166. Maddesi gereğince; Evlilik birliğinin sarsılması durumunda, Evlilik en az bir yıl sürmüş olması temel şartıyla ve eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi usulü ile anlaşmalı boşanma davası açılabilir. Hakim anlaşmalı boşanma davasında tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklanıp açıklanmadığını tespit eder. Ayrıca hakimin anlaşmalı boşanmaya karar verebilmesi için boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hakim, gerekli görürse tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada değişiklikler yapabilir. Anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesi için söz konusu değişikliklerin taraflarca da kabulü gerekmektedir. Bu halde tarafların ikrarlarının hakimi bağlamayacağı hükmü uygulanmamaktadır. Türk Medeni Kanunu

    Anlaşmalı Boşanma İşlemleri Nelerdir, Nasıl Yürütülür?

    Türk Medeni Kanunu’nun 166. Maddesi gereğince; Evlilik birliğinin sarsılması durumunda, Evlilik en az bir yıl sürmüş olması temel şartıyla ve eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi usulü ile anlaşmalı boşanma davası açılabilir. Hakim anlaşmalı boşanma davasında tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklanıp açıklanmadığını tespit eder. Ayrıca hakimin anlaşmalı boşanmaya karar verebilmesi için boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hakim, gerekli görürse tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada değişiklikler yapabilir. Anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesi için söz konusu değişikliklerin taraflarca da kabulü gerekmektedir. Bu halde tarafların ikrarlarının hakimi bağlamayacağı hükmü uygulanmamaktadır. Türk Medeni Kanunu

    Unutulmamalıdır ki; Türk Medeni Kanunu anlaşmalı boşanma davalarında boşanma iradesini taraflara sıkı sıkıya bağladığı için boşanma iradesi duruşmada avukatlıklar aracılığıyla açıklanamaz, taraflar avukatları ile temsil ediliyor olsa bile duruşmada bizzat kendileri boşanma iradesini açıklarlar.

    Anlaşmalı Boşanma Ne Kadar Sürer, Tek Celsede Boşanma Münkün mü?

    Tek celsede boşanma gerçekleşmesi için tarafların anlaşmalı boşanma davası açması gerekmektedir. Anlaşmalı boşanma davasının gerekli prosedürlerine uyulduğu takdirde hakim tek celse de boşanma kararı verecektir. Çekişmeli boşanma davalarında ise hakim öninceleme duruşması olan ilk duruşmada tanıkları dinlemeyi kabul ederse ve başkaca araştıralacak bir husus veya eksiklik kalmadığı takdirde hakimin evlilik birliğinin sarsıldığına kanaat getirmesi şartı ile boşanmaya karar verecektir. Bu şekilde tek celse de boşanma kararı alınabilmesi için boşanma davasının mutlaka boşanma avukatı aracılığıyla takip edilmesi gerekmektedir. Çünkü boşanma avukatı önemli delilleri toplamada süreci hızlandırmada mahkemeye yardımcı olacaktır ve böylelikle boşanma kararı alınabilecektir.

    Çekişmeli Boşanma Davası Nedir?

    Çekişmeli boşanma davaları, genel boşanma davalarının bir çeşidi olarak kabul edilir. Eşlerin boşanma için birbirleriyle anlaşamaması ya da taraflardan birinin dahi boşanmak istememesi durumunda görülen boşanma davalarına çekişmeli boşanma davaları denir.

    Çekişmeli Boşanma Davası Nasıl Açılır?

    Çekişmeli boşanma davalarının açılma sürecinde eksiksiz ve hatasız boşanma dilekçesinin yazılması büyük önem taşır. Bu sebeple boşanma davası nasıl açılır sorusunu soran kişinin alanında uzman bir boşanma avukatı tarafından temsil edilmesi önerilir. Usulüne uygun olarak hazırlanmayan boşanma dilekçeleri kısa sürede tamamlanması istenen boşanma davalarını haddinden daha uzun sürelere yayabilmektedir.

    Çekişmeli Boşanma Kaç Celsede Biter?

    Usul ekonomisi, yargılamanın belirlenen süre içinde ve düzenli yürütülmesini, gereksiz harcamaların önüne geçilmesini sağlar. Çekişmeli boşanma davalarının uzamasının sebebi de tarafların usul ekonomisine aykırı davranmasından kaynaklanmaktadır. Hakim bazı hususlarda taraflara işlemleri yerine getirilmesi için kesin süre ile sınırlar, bu durumda taraflar kendilerine verilen kesin sürede söz konusu iş ve işlemleri tamamlamak zorundadır aksi halde bazı haklarından yoksun kalacak, bazı delillerden vazgeçmiş sayılacak ve bazen de doğrudan davanın aleyhine sonuçlanmasına neden olacaktır. Hakim bir iş veya işlemin yapılması, tamamlanması hususunda tarafları kesin süre ile kısıtlamadığı durumlarda ise taraflar bazen kötü niyetli olarak bazen de umursamaz tavırları ile bahse konu işlemi aylarca yerine getirmemekte ve bu nedenle tek taraflı boşanma davası aylarca, bazen de senelerce uzamaktadır. Bu nedenle tarafların davanın tüm aşamalarında işlemlerini mümkün olduğu kadar kısa sürede tamamlaması ve mahkemeye de bu konuda yardımcı olması davanın kısa sürede belki de sadece 2 celsede tamamlanmasını sağlayacaktır. Bölge Adliye Mahkemelerinin kurulması ile birlikte artık boşanma kararları istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilmekte ve bu nedenle Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilmektedir. Bölge Adliye Mahkemeleri ise daha hızlı bir şekilde dosyayı incelemekte ve kararını vermektedir. Çekişmeli boşanma davalarında bu sebeple uzman boşanma avukatı seçimi büyük önem taşır.

    Boşanmada Kadın Hakları

    Boşanma davalarında her ne kadar kadın ve erkek eşit olarak yargılansa da mahkemece kadınların hayat şartları ve genel olarak yaşamış oldukları mağduriyetler göz önüne alınarak ‘kararda adaletsizliğe yer vermeyecek şekilde’ yargılama aşamasında bazı tedbir niteliğinde kararlara yer verilip kadınların ve müşterek çocukların yargılama aşamasında mağdur olmalarının önüne geçilmeye çalışılmaktadır. Mahkemelerin yoğunluğu ve tarafların tecrübesizliği bazen tedbir niteliğindeki bu kararların alınmasını veya hızlı bir şekilde alınmasını güçleştirirken profesyonel boşanma avukatları süreci ve dosyasını doğru takip edip alınması gereken bu haklı kararları ise hızlı bir şekilde alınmasını sağlamaktadır. Bakıldığında kadınların en sık mağdur olduğu konu eşleri tarafından uygulanan hakaret, tehdit, aşağılama, psikolojik şiddet, fiziki şiddet, ekonomik şiddet ve geçim sıkıntısıdır. Bu nedenle mahkemece tedbiren ve talep doğrultusunda nafaka kararı, eş hakkında 6284 Sayılı Yasa kapsamında gerekli koruyucu ve önleyici kararlar verilmekte ve uzaklaştırma kararı tatbik edilmektedir.

    Kadınların bu haklarının yanı sıra çok önemli bir hakları daha vardır ki o da müşterek küçük çocuğun anne bakım, sevgi ve şefkatine muhtaç olmasından dolayı anneye verilmesi konusudur. Elbette ki, baba tarafından müşterek küçük çocuğun annede kalmasını engelleyecek düzeyde kusur-ihmalkarlık itirazı ve iddiası halinde mahkemece koşullar değerlendirilir ve ispatı halinde müşterek çocuğun babaya verilmesine karar verilebilir. Yargılama esnasında yine mahkemece göz önüne alınacak diğer husus müşterek çocuğun yaşı, ihtiyaçları ve tarafların koşulları olacaktır. Bazen 4 yaşındaki çocuğun velayeti babaya verilebileceği gibi 15 yaşındaki çocuğun velayeti anneye de verebilir. Bu nedenle, müşterek çocukların menfaatlerinin en doğru şekilde gözetilebilmesi için profesyonel bir boşanma avukatından yardım almak gerekir. Eklemek gerekir ki, boşanma sürecinde, yargılama devam ederken alınan tedbir kararlarının, nafaka kararlarının ve geçici velayet kararları gibi kararların devamlılığı ve/veya aleyhe bir kararın esas kararla birlikte devam etmemesi için mutlaka uzman boşanma avukatına başvurulmalıdır.

    Kadınların, mahkemece yargılama sonunda ulaşabileceği diğer bir hak, maddi ve manevi tazminattır. Diğer yazılarımızla maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için eşlerin kusur durumunu sizlere ayrıntılı olarak açıklamıştık. Özetle belirtmek gerekir ki, maddi ve/veya manevi tazminat talebinde bulunan eş lehine maddi ve/veya manevi tazminat hükmedilebilmesi için diğer eşin tam kusurlu veya ağır kusurlu olması gerekmektedir. Yani talep eden eş, boşanmak istediği eşten daha fazla kusurlu ise veya o eşle eşit kusurlu ise artık mahkemece maddi-manevi tazminata hükmedilemeyecektir. Bu nedenle mağduriyetin ve kusurun mahkeme önünde gereği gibi ifade edilmesi ve kanıtlanması gerekmektedir. Bu bakımdan uzman boşanma avukatına başvurmak lehinize olacaktır.

    Herkesçe bilindiği üzere, ziynet eşyaları kadına aittir. Her ne kadar çoğu erkek bu kuralı kabul etmese de kuralların uygulaması karşı tarafın onayına bağlı değildir. Bu nedenle erkek tarafından ‘Altınlar-takılar benim hakkım, sana bir şey düşmez, benim ailem taktı, bir sürü masraf yaptık, ona harcadım’ gibi sözleri kadını yanıltmamalıdır. Sadece ‘Altınım-takım vardı, kocam aldı vermedi’ gibi sözcükler de kadını bu altınlara kavuşturmamaktadır, bunun yanında kadın nişanda, sözde, kınada ve düğünde takılan tüm altın, pırlanta, para gibi tüm ziynetlere kavuşmak için öncelikle ispat yükünü yerine getirmelidir. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken bir çok prosedür olup tüm bunlar için yine uzman boşanma avukatına başvurmak en doğru karar olacaktır.

    Evlilik birliği içinde edinilmiş mallar ise boşanma sürecinde tarafların belki de en çok endişe duyduğu konudur ve çoğu evlilikte koca üzerine kaydedilmiştir. ‘Eşimden boşanmak istiyorum, evlilik birliği içinde ev-araba gibi mal aldık’ diyorsanız mutlaka boşanma avukatından hukuki yardım almalısınız çünkü, eşiniz bu süreçte malları kaçırabilir ve sizi bu haklarınızdan mahrum etmek isteyebilir. Türk Medeni Kanunu, 2002 yılında değişmiş olup kural olarak durum şu şekildedir, eğer eşler farklı bir mal rejimi belirlememiş iseler, yasal mal rejimi olarak 2002 yılı öncesi mal ayrılığı ilkesi; 2002 yılı sonrası ise edinilmiş mal rejimi kabul edilmektedir. Yani bir mal 2002 yılı öncesi ve evlilik birliği içinde edinilmiş olması koşulluyla adına kayıtlı olan kişinindir. Diğer eş katkısı olduğunu iddia ediyorsa bunu kanıtladığı takdirde katkısı oranında hak sahibi olacaktır. İspat için; ziynet eşyaları, miras malları ve çalıyorsa maaşı değerlendirme konusu olacaktır. 2002 yılı sonrası için ise bir mal, evlilik birliği içinde edinilmiş olması koşulluyla o mal üzerinde eşler eşit oranda hak sahibidirler. Yine bu malın kişisel mal ile elde edilmiş olduğunun iddiası varsa iddia eden bu iddiasını ispat etmek zorundadır. Karşı tarafın bu malı devretmemesi için ise öncelikle şartları oluştuysa mal üzerinde ya aile konutu şerhi konulmalıdır ya da davanın açılması ile beraber bu mal üzerine hızlıca devri önleyen tedbir kararı koydurulmalıdır. Eklemek gerekir ki eşiniz bu malı kaçırdıysa yani 3. Şahsa devrini sağladıysa bu hususta açılacak dava ile bu malı kurtarmak ve haklarınıza kavuşmak mümkündür. Bu nedenle süreci doğru yönetmek, delil ve iddiaları doğru bir şekilde iletmek, haklarınıza kavuşabilmek, mağdur olamamak ve doğru zamanda doğru işlemi yapmak için mutlaka bu konuda uzman avukata danışmanız gerekmektedir.

    İddet Süresi Nedir?

    Türk Medeni Kanunu’na göre yeni bir evlilik için öncelikle önceki evliliğin sonlamış olması gerekir. Yasa koyucu bu hususta kadın için bir şart daha aramaktadır ki o da iddet süresi, iddet müddeti olarak da bilinen bekleme süresidir. Türk Medeni Kanununda iddet müddeti 132. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; Kadının yeniden evlenebilmesi için Evliliğin sona erme tarihinden başlamak suretiyle üç yüz gün geçmesi gerekmektedir. Kadının boşandığı eşinden hamile olması durumunda kadının hiçbir süreye bağlı kalmaksızın başka biriyle evlenmesi, doğuracağı çocuğun babasının kim olduğu hususunda karışıklık çıkaracak ve bu durum hem aile hem toplum düzenini olumsuz yönde etkileyecektir. Yasa koyucu bu karışıklığı engellemek amacıyla düzenlediği bu üçyüz günlük süreye iddet süresi denir. 

    İddet Süresi Hangi Koşullarda Sona Ermektedir?

    Türk Medeni Kanununun iddet süresini düzenleyen 132. Maddesine göre;  iddet süresi üç farklı şekilde sona ermektedir. İlk yol yeni evlilik yapacak kadın Aile mahkemesinden iddet süresinin kaldırılmasını talep etmesidir. Bu durumda kadının önceki evliliğinden hamile olmadığının doktor raporu ile kanıtlanması ile mümkündür.  Kadın hamile olmadığını doktor raporuyla kanıtladığı takdirde aile mahkemesince iddet süresini kaldırılır. İkinci yol ise kadının boşandığı eşiyle yeniden evlenmek istemesi ve birlikte aile mahkemesine iddet müddetinin kaldırılması için başvurulmasıdır. İddet müddetini sona erdiren diğer bir yol ise  üç yüzlük  bu sureyi hiçbir başvuru yapmadan doldurmasıdır. Kadın hamile ise doğurması halinde de bu süre sona ermektedir. Bu suretle doğum yapan eş üç yüz günlük iddet süresinin dolmasını beklemeden yeni evlilik gerçekleştirebilecektir.

    Kadının iddet süresini sona erdirmeden ya da mahkeme kararı ile kaldırılmasını sağlamadan evlenmesi mümkün değildir. İddet süresi kaldırabileceğinden dolayı Türk Medeni Kanununda kesin evlenme engeli olarak düzenlenmemiştir. Fakat kadının bu süre içinde evlenmesi evliliğin iptaline neden olmaktadır. Bu nedenle yeni evlilikten önce aile avukatına başvurularak iddet süresi kaldırılmalıdır.

    İddet Süresinin Amacı Nedir?

    Kadının boşandığı eşinden hamile olması durumunda kadının hiçbir süreye bağlı kalmaksızın başka biriyle evlenmesi, doğuracağı çocuğun babasının kim olduğu hususunda karışıklık çıkaracak ve bu durum hem aile hem toplum düzenini olumsuz yönde etkileyecektir. Yasa koyucu bu karışıklığı engellemek ve boşanan kadının doğuracağı çocuğun nesebitinin sağlanması amacıyla Türk Medeni Kanununda 132. Maddesinde boşanan kadının boşanma tarihinden itibaren üç yüz gün içinde evlenmesini sınırlayan iddet süresinin amacı olarak düzenlemiştir.

    İddet Süresi Nasıl Kaldırılır?

    İddet süresinin kaldırılmasına dair hükümler  ‘kadının bekleme süresi’ başlığı altında Türk Medeni Kanununun 132. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; iddet süresi hakim kararı ile kaldırılabilmektedir. İddet süresinin kaldırılması davası çekişmesiz yargı işlerindendir. Her ne kadar çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesi ise de 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. Maddesine göre, kadının iddet müddetinin kaldırılması davasında görevli mahkeme Aile Mahkemesi olarak belirlenmiştir. Yetkili mahkeme ise talepte bulunan kadının oturduğu yer mahkemesidir (6100 S. K. m. 383, 384). Yeni evlilik yapacak kadın bu davayı bizzat kendisi açabileceği gibi özel vekalet ile avukatı aracılığıyla açabilmektedir. İddet müddetinin kaldırılması davası için öncelikle bu talebi içeren dilekçe hazırlamak ve bu dilekçeye nüfus cüzdanı fotokopisi ile kesinleşmiş boşanma ilamı eklemek gerekir. Hazırlanan dosyanın kadının oturduğu yer Aile mahkemesi tevzi bürosunca sunulması, gerekli harçların ve marsafların ödenmesi gerekir. Tüm bunlardan sonra tevzi bürosunda dosya mahkemesine tevzi edilir ve dava açılmış olur. Hakimin iddet müddetini kaldırabilmesi ise için Kadının önceki evliliğinden hamile olmadığının doktor raporu ile kanıtlanması gerekir. Bu nedenle açılan dava ile mahkeme, kadının hamile olup olmadığın tespiti için hastaneye sevk eder ve rapor talep eder, aile mahkemesi hakimi kadının hamile olmadığına dair raporun gelmesi üzerine iddet süresinin kaldırılmasına karar verir.

    TMK 132. Maddeye göre Kadının iddet müddeti, boşandığı eşiyle yeniden evlenmek isteyen tarafların birlikte aile mahkemesine başvurusu ile de mümkündür. Yine aynı şekilde boşandığı eşiyle yeniden evlenmek isteyen tarafların bu hususta oturdukları yer aile mahkemesine başvurması ve gerekli evrakların tamamlanması gerekmektedir. Böylelikle kadının iddet müddeti kaldırılmış olur. İddet müddetinin kaldırılması davası her ne kadar çekişmesiz yargı işlerinden olsa da uygulamada mahkemelerin iş yoğunluğunu ve rapor durumunu öne sürerek süreci uzattığına çok rastlanmaktadır. Bu nedenle iddet müddetinin kaldırılması davası aile avukatları aracılığıyla takip edilmesi davanın hızla sonuçlanması ve evlenme sürecinin planlandığı gibi yürütülmesini sağlayacaktır.

    İddet Süresinin Kaldırılması İçin Gerekli Olan Evraklar Nelerdir?

    İddet süresinin kaldırılması için gerekli olan evraklar; kadın boşandığı eşinden başka biri ile evlenecekse sadece kendisi, boşandığı eşiyle yeniden evlenecek ise eski eşiyle beraber oturulan yer aile mahkemesi tevzi bürosuna sunulmak üzere bu hususta yazılacak dilekçe ekine kimlik fotokopisi ve kesinleşmiş boşanma ilamının eklenmesi ve ayrıca tevzi olunan mahkemeye süresinde hamile olunmadığına dair doktor raporunun sunulması gerekmektedir. Mahkeme tüm bu gerekli evraklar tamamlandığı takdirde iddet süresinin kaldırılmasına karar verir.

    Boşanma Süreci

    Boşanma, eşler arasında bir çok zaman gündeme gelebilen bir konudur. Bazı eşler bir anlık sinir harbi ile boşanmayı gündeme getirse de bazı eşler ise büyük tartışmalar sonucu zor bir karar vererek boşanmak ister. Aile, kutsal bir kurum olmasına rağmen eşler bir çok nedenle boşanma aşamasına gelmektedir. Bunlar; şiddetli geçimsizlik, fikir uyuşmazlığı, sürekli tartışma, hakaret, tehdit, fiziki şiddet, psikolojik şiddet, güven sarsıcı hareketler, evliliğin yüklediği yükümlülükleri ihlal gibi genel nedenler olabileceği gibi akıl hastalığı, hayata kast, onur kırıcı veya pek kötü davranış, aldatma, terk, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme gibi özel sebepler de olabilmektedir. Uygulamada boşanma sebeplerinden hepsi ile karşılamaktayız ve bazı evlilikler kurtarılabilirse de bazıları da var ki her iki tarafın ve müşterek çocukların huzur ve mutluluğu için evlilik birliğinin sonlanması en doğru karar olmaktadır. Fakat ister kadın ister erkek olsun eşler açısından boşanma süreci her zaman kolay olmamaktadır. Boşanma süreci hem hukuki hem de psikolojik olarak tarafları yormaktadır. Bizler boşanma avukatı olarak bu yükü eşlerin üzerinden almakta bu süreci en doğru şekilde yürütmeye çalışmaktayız. Bir yandan profesyonel şekilde hukuki destek verirken bir taraftan da talepleri en doğru şekilde alıp mahkemeye aktarmaktayız. Temsil edilen tarafın maddi-manevi talepleri ve tüm mağduriyetleri tüm delilleri ile birlikte olması gereken hukuki süre ve süreç içinde mahkemeye profesyonel bir şekilde iletilmediği, işlemler zamanında yapıldığı, ispat yükü yerine getirilmediği takdirde bir taraf son derece haklı ve mağdur olsa dahi o dava kaybedilebilir. Yine aynı nedenle, yüksek mahkemenin belki de kesinlikle bozacağı aleyhe bir karar yanlış veya hatalı işlemler nedeniyle yine aleyhe olarak onaylanabilir. Bu nedenle boşanma davalarında uzman avukata başvurmak ve profesyonel hukuki destek alınmalıdır.

    Velayet davalarındaki karar aşamasında söz konusu çocuğun yararı ilk karar etkenidir. Çocuğun yararını belirlemekte ise birkaç etken bulunur. Bunlar; kişisel ve fiziksek gelişim için şartların iyileştirilmesi, sosyal, ekonomik ve kültürel koşulların sağlanmış olmasıdır. Bu aşamada asıl kriter çocuğun gelişimi için en iyi şartların hangi tarafça sağlanabiliyor oluşudur. Tüm bu koşulların yanında dava süresince gerçekleşen davranışlar da göz önünde bulundurulabilir. 

    Velayet Davası Avukatı

    Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. maddesi ile Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 ve 6. maddeleri, İç hukuk tarafından yeterli idrake sahip olduğu kabul edilen çocuklara, kendilerini ilgilendiren davalarda görüşlerini ifade etmeye olanak tanınmasını ve görüşlerine gereken önemin verilmesi gerektiğini öngörmektedir. Çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde görüşlerinin aksine karar verilmesi mümkündür. Velayet hususu, çocukları ilgilendiren konuların en başında gelir. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi

    Mahkemece çocuğun anılan yararları hususunda  araştırma yapılmalı ve rapor aldırılmalıdır. Uzman kişilerce yapılacak araştırma ve rapor ile  annenin müşterek çocuğun gelişiminin sağlayabileceği ve devam ettirilebileceği bir ortam oluşturduğu, çocuğun doğumundan itibaren yanında bulunduğu, bakım ve gözetimi ile ilgili olarak maddi ve duygusal gereksinimlerini karşılamaya çalıştığı ve bu suretle anne ile  müşterek çocuk arasında kuvvetli bir bağ oluştuğu hususunda görüş bildirse dahi babanın koşulları da aynı şekilde araştırmalı çocuğun üstün yararı ilkesi gereğince hangi ağır basıyorsa o tarafa bırakılmalıdır. Uygulamada bazı aile mahkemeleri herhangi bir araştırma yapmadan doğrudan çocuğun ana bakım ve şefkatine muhtaç olduğu gerekçesi ile anaya bırakıyorsa da bu durum çocuğun üstün yararı ilkesine aykırı bulunmaktadır. Bu nedenle bu hususlarda boşanma avukatından yardım alınması mahkemenin gerekli araştırmaları yaparak doğru karar vermesinde yardımcı olacaktır.

    Çocuğun Velayeti Hangi Durumlarda Babaya Verilir?

    Velayetin kime verileceğine karar verilirken çocuğun üstün menfaati göz önünde bulundurulur. Eğer çocuğun menfaatleri velayetin babaya verilmesini gerektiriyorsa velayet babaya verilir. Ancak küçük yaştaki çocuklar anne bakımına ve şefkatine ihtiyaç duyduğundan velayetleri çoğunlukla anneye verilir. Küçük yaştaki çocukların velayeti çocuğun sağlığını ve psikolojisini etkileyecek istisnai durumlar söz konusu ise babaya verilebilir.

    Velayet Değiştirilmesi Davası

    Velayete ilişkin kararlar kesin hüküm değildir, şartlardaki değişikliklerle birlikte velayet de değiştirilebilir. Velayet değişikliğinin söz konusu olabilmesi için velayeti elinde bulunduran tarafın ya da çocuğun durumunda esaslı değişiklikler olması gerekir. Velayet değiştirilme davasını açarak velayeti almak isteyen tarafın değişikliğin çocuğun menfaatine olacağını kanıtlaması beklenir. Velayet değiştirilmesi davası süreye tabi değildir, gerekli şartlar oluştuğu anda açılabilir.

    Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat

    Bir eşin  maddi tazminat talebinde bulunabilmesi için kusursuz ya da diğer tarafa nazaran daha az kusurlu olması gerekmektedir. Bununla birlikte belirtilen boşanma nedeni ile mevcut ve beklenen menfaatlerin zedelenmiş olması gerekmektedir. Yani maddi tazminatın amacı boşanma sebebiyle ortaya çıkan zararın tazminidir. Dayanılan boşanma sebebi ve söz konusu olayların eşin kişilik haklarına zarar vermesi durumunda o eş manevi tazminat da talep edebilir.

    Boşanmada Tazminat Nasıl Talep Edilir?

    Boşanmada tazminat talebi için kanunun öngördüğü şartların öncelikle yerine getirilmesi gerekir. Uzman boşanma avukatı tarafından hazırlanması gereken boşanma dilekçesiyle taraflar tazminat talebinde bulunduklarını beyan ederler. Dilekçede yer almayan boşanma talepleri için dava süresince de yeni talep oluşturulabilir.

    Boşanmada Tazminat Miktarı Nasıl Belirlenir?

    Boşanma tazminatının belirlenmesindeki en önemli kriter tarafların bu sürede gördüğü mağduriyettir. Yaşanılan mağduriyetin ölçüsü tazimat miktarının belirlenmesinde yön gösterici konumdadır.

    Boşanma davalarındaki tazminat ücreti için ayrıca tarafların maddi güçleri de önemlidir. Tarafların maddi güçlerinin belirlenmesi bu aşamada önem taşır. Yaşanan mağduriyetler, ödeme gücü, manevi tazminatta zenginleşmeme esası gibi etkenler doğrultusunda sağlıklı bir karara varılarak ne kadar tazminat alabilirim sorusu cevap bulacaktır.

    Boşanma Davası Nasıl Düşer?

    Hukukumuzda davanın düşmesi esasen ceza davaları için kullanılmakta olup halk dilinde ise hem ceza hem de hukuk davaları için kullanılmaktadır. Bu anlamda bir boşanma davasının düşmesi esasen tarafların davayı takip etmemesi veyahut açılan davadan feragat edilmesi ile mümkündür. Eğer davacı davasından vazgeçmiyor, feragat etmek istemiyorsa ya da tarafların bu hususta anlaşması olduğu halde dosyanın hızlı bir şekilde kapatılması isteniliyorsa boşanma avukatına başvurmak gerekmektedir. Ayrıca tarafınıza karşı açılmış boşanma davasının lehinize sonuçlanmasını istiyorsanız davacının iddiasını çürütecek delilleri tespit edip süresinde mahkemeye bildirmeniz gerekmektedir. Uygulamada boşanma davasında en çok başvurulan delil tanık delili olup taraflar çoğu zaman hukuka aykırı bir şekilde tanıkları yönlendirmekte ve yalan tanıklık yaptırmaktadırlar. Bu hususta hakimin gerçeği tespit edebilmesi için tarafın tanıklara bazı sorular yöneltilmesi gerekmektedir. Soruların nasıl sorulacağı ve içeriğinin nasıl olması gereği kanunda düzenlenmiş olup hakim bu hususta hatayı kabul etmemekte ve belki de ağzınızdan çıkacak olan en can alıcı soru yönteminizin yanlış olmasından ötürü engellenmektedir. Bu halde boşanma avukatı olmadan dinlenilen tanıklar çoğu zaman gerçeği saptırmakta ve davanın aleyhinize sonuçlanmasına neden olmaktadır. Bunların engellenmesi için boşanma avukatına başvurmanız adaleti sağlamada yardımcı olacaktır.

    Boşanma Davası Nasıl İptal Edilir?

    Boşanma davasının iptal edilmesi için kural olarak davayı açan eşin davadan feragat etmesi gerekmektedir. Boşanma davası açıldıktan sonra tarafların barışması ve boşanmadan vazgeçmek istemeleri üzerine davanın iptal edilmesi dosyanın takip edilmemesi ile de mümkündür. Taraflar bu durumda feragat veya davanın açılmamış sayılması kararı dolayısıyla bir takım masraflarla karşılaşabilecektir.  Eğer davacı davasından vazgeçmiyorsa boşanma talebinin reddedilmesi için bazı hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle boşanma avukatına başvuru ile dosyanın hızlı ve doğru bir şekilde takip edilmesi sağlanacaktır.

    Boşanma Davasında Alınabilecek Tedbirler Nelerdir?

    Boşanma davalarında eşlerin barınması, geçimi, eşlerin mallarının yönetimi ve çocukların bakım ve korunması için gerekli ve geçici tedbirleri alınması zorunlu olup bu husus da taraflar talep de bulunma da dahi hakim tarafından re’sen göz önüne alınmaktadır. Gerekli tedbir ve önlemlerin alınabilmesi için hakim tarafından sosyal ve ekonomik araştırmalar yaptırılır ve eşler ve çocuklar bu suretle korunur.

    Boşanma Davası Açma Ücreti 2019

    Boşanma davaları, Türk Medeni Kanunu ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu doğrultusunda yürütülmektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 323. Maddesinde yargılama giderlerini belirlemiş olup boşanma davası masraflarını da bu madde kapsamında açıklayabiliriz. HMK 323. Madde ve TMK kapsamında yargılama giderleri özetle, Başvurma harcı, vekalet harcı, peşin harç, gider avansı ve vekalet pulu olarak belirlenmiştir. Davanın sonucuna göre bu masraflara Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti, karar ilam harcı da eklenebilmektedir. HMK madde 326’ya göre yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilmektedir. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracaktır. Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilmektedir. Davaların avukat ile takip edilmesi külfet olarak düşünülse de davanın en doğru şekilde yürütülmesi boşanma avukatı ile mümkün olacaktır. Dolayısıyla davada masraflar, hakkında aleyhe karar hüküm tesis edilen tarafa yüklenilecek olup bu şekilde davayı kazanan taraf tüm bu masraflardan kurtulmuş olacaktır.

    Boşanma Davası Avukatı Ücreti

    Boşanma avukatı ücreti, Avukatlık Ücret Tarifesinde belirlenmiş olup ayrıca boşanma avukatı ile yapılacak olan avukatlık ücret sözleşmesi ile de belirlenebilmektedir.

    Önceki İçerik Sonraki İçerik

    İlgili İçerikler










    Avukat Neslihan Sezgin Kimdir?

    Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesinden Mezun olan Avukat Neslihan Sezgin tarafından kurulan Sezgin Hukuk Bürosu, kurulduğu günden bu yana en zorlu davalarda müvekkillerine destek vermiştir. Hukukun birçok alanında uzman kadrosu ile gelişen ve değişen hukuk sistemine kolayca uyum sağlayabilmektir. Daha fazla bilgi için tıklayın.