Reddi Miras Davası

reddi miras davası

Reddi Miras Nedir?

Miras bırakacak kişinin ölmesi ile miras haklarına sahip kişiler miras haklarının nelerden oluştuğu ve mirasçılık paylarını merak etmektedirler. Bu kapsamda bir kısım mirasçılar araştırma yapmaya başlamakta ve bir kısmı ise mirası reddetme hakkından yaralanmadan susup mirası olduğu gibi kabul etmektedirler. Bilinmesi gerekir ki, Murisin terekesi murisin ölümüyle beraber her hangi bir işleme gerek kalmadan mirasçılarına geçmektedir. Murisin terekesi ölen kişinin malvarlığının, yani öldükten sonra geriye bıraktığı taşınır veya taşınmaz malları ile hak ve alacaklarının, borçlarının, yükümlülüklerinin bütününü oluşturmaktadır. Bu bakımından terekenin Taşınır mallar, taşınmaz mallar, ayni haklar, ayni hak dışı şahsi hak niteliğindeki haklar, doğmuş haklar ve ileride doğacak haklar olarak aktifi ve miras bırakanın borçları, miras bırakanın rehinleri, ipotekleri, miras bırakanın yükümlülükleri ve taahhütleri olarak pasifini oluşturan kısmı da olabilmektedir. Bu nedenle yasa koyucu yasal mirasçılara ve atanmış mirasçılara mirası reddetme imkanı tanımıştır. İşte Mirasçının bu mirası red hakkına reddi miras denilmektedir. Bu kapsamda mirası kabul etmek istemeyen mirasçı bu düzenlemelere dayanarak bu hakkını mutlaka 3 ay süre içinde ileri sürmesi gerekmektedir (Türk Medeni Kanunu 605. Vd Maddesi). Fakat hemen belirtmek isterim ki, miras miras bırakandan külli halefiyet ile geçeceğinden mirasçının haklarının kabülü ve borçlarının reddi miras imkanı yoktur. Yani mirasın bütününü ya red edilir ya da mirasın bütünü mirasçılara geçer.  Bu nedenle aile ekonomisine zarar vermemesi için bu 3 aylık hak düşürücü red süresi dolmadan terekenin araştırılması ve tespiti gerekmektedir. Bu hususta tarafınıza bırakılan mirası kabul veya ret etmeden önce öncelikle miras avukatından yardım almanız yol gösterici olacaktır.

Reddi Miras Nasıl Yapılır?

Mirasçıların ya da mirasçılardan her hangi birinin ailevi sebeplerden veyahut miras bırakanın borçlarından ötürü mirası kabul etmek istememesi üzerine mirası kabul etmeyen mirasçı miras bırakanın vefatının veya mirasçı olunduğunun öğrenilmesinden itibaren 3 ay süre içinde mirası kabul etmedikleri yönündeki açık beyanını içeren dilekçe ile miras bırakanın son yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesine başvurarak mirasın reddini isteyebilirler. Bu başvuru dilekçe ile yapılabildiği gibi sözlü de yapılabilmektedir. Fakat uygulamada dilekçe ile başvuru tercih edilmektedir. Reddi miras hususunda dikkat edilmesi gereken bazı hususlar bulunmaktadır: Mirasın reddi kayıtsız ve şartsız yapılması gerekmektedir. Mirasın kısmen reddi yasal olarak mümkün olmadığı için mirası reddeden mirasçının mirası tümüyle reddettiğini beyan etmesi gerekmektedir. Aksi takdirde mahkemece mirasın reddi talebi reddedilir yani mirasçı mirası iktisap eder. Ayrıca mirasın reddi ile ilgili başvuru mirasçının iradesine uygun olması gerekmektedir. Mirasçı, yanılma, aldatma veya korkutma ile iradesi sakatlanmışsa mirasın reddi işleminden sonra mirasçı tarafından bu reddi miras işleminin iptali istenebilmektedir. Mahkeme mirasın reddi talebini incelerken takdir yetkisini kullanmamaktadır. Gerekli şartları haiz reddi miras talebi mahkemece doğrudan kabul edilmekte ve tescil edilmektedir. (Türk Medeni Kanunu 605. Vd Maddeleri)

Uygulamada bu hususta sıklıkla karşılaşılan hata, reddi miras yoluna başvurmak isteyen mirasçının süreyi kaçırması veyahut dilekçesini mirasın hükmen reddi şeklinde hazırlamasıdır. Reddi miras ile mirasın hükmen reddi birbirinden tamamen farklı usullerle ve mahkemelerde görülen birbirinden farklı davalardır. Bu bakımından dilekçeyi hazırlarken yapılan en küçük kelime hatası davanın türünü değiştirmekte ve kararın alınması gecikmektedir. Bu duruma ayrıca davanın esasındaki eksiklikler de eklenince bazen mirasın reddine ilişkin karar almak dahi güçleşmektedir. Bu bakımdan reddi miras konusunda konusunda uzman avukata başvurmak ve hukuki yardım almak faydalı olacaktır.

Mirasın Reddi Hangi Sürelerde Yapılmalıdır?

Medeni Kanunda, Mirasçıların mirası reddetmeleri için 3 aylık hak düşürücü süre düzenlenmiştir. Fakat 3 aylık sürenin başlangıcı yasal ve atanmış mirasçılarda değişiklik göstermektedir. Yasaya göre, bu süre yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrenildiğini ispat etmedikçe miras bırakanın vefatından itibaren başlamaktadır. Atanmış mirasçılar içinse, miras bırakanın bu tasarrufunun kendilerine bildirildiği tarihten itibaren başlamaktadır. Mirasçılık sıfatının sonradan öğrenilmesi durumunda mirasçı olunduğunun öğrenme tarihinden itibaren 3 ay içerisinde mirasın reddi beyanında bulunmak durumundadırlar (Türk Medeni Kanunu 606. Maddesi). Bu süre içinde mirasın reddi için mahkemeye başvurulmadığında miras iktisap edilmiş olur.