Ceza Avukatı

ceza hukuku avukatı

Her toplum yazılı ve yazısız kurallarıyla ihlal edenlere karşı kendini korumaktadır. Toplumların teknolojik, ekonomik, sosyal ve kültürel değişimi ile sanayileşmesi, kentleşmesi ve modernleşmesine bağlı olarak suç da değişmekte ve zamanla farklı tanımlanabilmektedir. Daha önce suç olarak nitelendirilen bir eylem bir zaman sonra suç olmaktan çıkabilmekte veya kişilerin ve kurumların daha çok korunma ihtiyacına bağlı olarak farklı suç tipleri ve daha ağır cezalar düzenlenebilmektedir. Değişen bu suç tanımları ve cezalarının yanı sıra toplumdan topluma değişmeyen evrensel suçlar da bulunmaktadır. Evrensel suçların çoğunluğu ise insanlığa karşı işlenen suçlardır. Ceza hukuku işte bu tüm suç ve ceza kavramlarını incelemektedir. Ceza hukuku kapsamında bir eylemin suç teşkil edip etmediği, hangi eylemin suç sayıldığı, birbirinden ayrılan yönleri, maddi ve manevi unsurları, kapsamı ve sınırları, hangi suçun oluştuğu, ceza tayini şekli ve usulü, suçu ortadan kaldıran nedenler, cezayı azaltan ve ortadan kaldıran nedenler, uygulanması gereken temel ilkeler tek tek araştırılıp normlarla düzenlenmiştir.

Ceza Kanununda yapılan yeni değişikliklerle mağdurların korunmasının yanında mümkün olduğu kadar suçu işleyen kişi ile suçtan etkilenen kişilerin uzlaştırılması yoluna gidilmiş ve agrasif kanun anlayışından çıkılmıştır. Bu yolla kişilerin haklarının ve toplum düzenin korunması ile birlikte toplum barışının sağlanması da amaçlanmıştır.

Unutulmaması gerekir ki; Gelişen ve değişen toplum yapısı ile beraber her birey kendini biranda suçun içinde bulabilmektedir. Araç kullanırken karşınıza biranda biri çıkabilir, muazzam çalışma hayatınızda vergisel kurallara uymamış olabilirsiniz, hiç alakanız olmayan bir olayda biriyle yaptığınız bir telefon görüşmesi sizi örgütlü suçun içine sokabilir.  Bu nedenle suçluyu ve masumu ayırt etmek için bazı hususlara dikkat etmek gerekir. Ceza Hukuku bu bakımından bazı ana prensipler oluşturmuştur. Ceza davalarında ise gerek soruşturmayı yürüten savcı, gerek fail, mağdur, vekilleri ve müdafi gerekse davaya bakan hakim tüm her suçta ve her olayda muhakkak ki bu prensipleri gözetmesi ve bu normlar ışığında dosyasını yürütmesi gerekir.

Ceza Hukukuna göre bir kişinin gerçekleştirdiği eylemin suç olduğunu bilmediğini iddia etme hakkı yoktur. Kişiler (bu kişi mağdur dahi olsa) ceza kanununu ve diğer kanunları bilmediği iddiasının altına sığınamaz. Bu kurala “Kanunu bilmemek mazeret sayılmaz.” İlkesi de denilmektedir. Bu ilke gereğince mağdur ve şüpheli/sanıkların kendilerinin vekil ile temsil edilmesinin önü açılmış ve CMK ile vekil atama sistemi getirilmiştir. Bu yolla kişilerin haklarının güvence altına alınması sağlanmaya çalışılmıştır. Lakin, Saygıdeğer bir kısım meslektaşları tenzih ederek belirtmek gerekir ki; diğer ülkelere nazaran Türkiye’de çoğu ceza avukatları barodan gelen dosyalara pek özen göstermemekte, dosyalara sadece yapılması gereken asgari düzeyde işlemleri yapmaktadır. Bu durum ilgili savcılıklar ve mahkemelerce de eleştiri ve şikayet konusu yapılmaktadır. Uygulamada ceza avukatı duruşmayı kaçırmasının yanı sıra hapis cezası içeren mahkeme ilamlarına karşı temyiz, istinaf sürelerini kaçırdığına dahi rastlanmaktadır. Bu durumda elbette ki ceza avukatlarının büyük sorumlulukları doğmakta fakat kişinin telafisi imkansız zararlara uğratıldığı gerçeği ise yadsınamayacak kadar elzem bir konudur. Bu nedenle dosyada ceza avukatının görev alması muhakkak ki haklarının garanti altına alınacağı anlamına gelmemektedir. Kişi davasını her ihtimalde takip etmeli, bu yolla hem kendine hem de yargı merciine yardımcı olmalıdır. Dosyanızı uzman ceza avukatı ile takip etmeniz bu sürecin huzurlu bir şekilde yürütülmesini ve haklarınızın korunmasını sağlayacaktır.

Sezgin Avukatlık ve Danışmanlık Bürosu, ceza hukuku alanında uzmanlaşarak, engin mesleki tecrübesi ve bilgi birikimi, dosyalarındaki binlerce başarısı, Türkiye’nin sayılı akademisyenleri ile yaptığı profesyonel işbirliği ile her türlü şikayet, kovuşturma, soruşturma ve ceza davalarında müvekkillerini gerek müşteki vekili ve gerekse şüpheli/sanık müdafi olarak temsil etmektedir.  Ceza davalarında uzman ceza avukatları kadrosu ile müvekkillerine etkin, başarılı, sonuç odaklı ve etkili hizmet sunmaktadır.

Ağır Ceza Mahkemesi Nedir?

Ağır ceza mahkemesi, Türk ceza yargılamasında öngörülen ceza miktarı bakımından en ağır suçlara bakmakla görevli mahkemedir. Ağır Ceza Mahkemesinin görevi 5235 sayılı kanunun 12. Maddesinde düzenlenmiştir. İsnat edilen suçun ağır ceza mahkemelerinin görev alalına girip girmediği hususu da yine 5235 sayılı kanunun 12. Maddesi çerçevesinde belirlenmektedir. Ağır Ceza Mahkemesinin görevi alanına girdiği açıkça belirtilmeyen suçlar hakkında ise Asliye Ceza Mahkemeleri görevlidir. Sanığın 18 yaşından küçük olduğu durumda o suçu yargılama görevi Çocuk Ağır Ceza Mahkemelerinindir.

Ağır Ceza Mahkemelerinin Görevleri Nelerdir?

Ağır ceza mahkemelerinin hangi suçlar ve işlere bakacağı kanunla belirlenmiştir. Buna göre, kanunların ayrıca görevli kıldığı haller saklı kalmak üzere; Türk Ceza Kanunu’nda yer alan Yağma, İrtikâp, Resmi belgede sahtecilik, Nitelikli dolandırıcılık, Hileli iflas, Devletin birliğini ve ülke bütününü bozmak, Düşmanla işbirliği yapmak, Devlete karşı savaşa tahrik, Temel milli yararlara karşı faaliyette bulunmak için yarar sağlama, Yabancı devlet aleyhine asker toplama, Askeri tesisleri tahrip ve düşman askeri hareketleri yararına anlaşma, Düşman devlete maddi ve mali yardım, Anayasayı ihlal, Cumhurbaşkanına suikast ve fiili saldırı, Yasama organına karşı suç, Hükümete karşı suç, T.C. hükümetine karşı silahlı isyan, Silahlı örgüt, Silah sağlama, Suç için anlaşma, Askeri Komutanlıkların gaspı, Yabancı hizmetine asker yazma, yazılma, Savaş zamanında emirlere uymama, Savaş zamanında yükümlülüklere aykırılık, Savaşta yalan haber yayma, Devletin güvenliğine ilişkin belgelere yönelik suçlar, Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme, Siyasal veya askeri casusluk, Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama, Gizli kalması gereken bilgileri açıklama, Uluslararası casusluk, Devlet sırlarından yararlanma, devlet hizmetlerinde sadakatsizlik, Yasaklanan bilgileri temin, Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadı ile temini, Yasaklanan bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadı ile açıklama, Taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesi, Devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurma suçları, Terörle Mücadele Kanununun kapsamına giren suçlar ile ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir.

Mahkemelerin görevlerinin belirlenmesinde suçun ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenleri hesaplanmaksızın suçun yasada belirlenen üst sınırı göz önüne alınmalıdır.(5235 sayılı kanunun 14. Maddesi)

Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suç ile hakkınızda soruşturma veya ağır ceza davası açıldıysa, ağır ceza avukatı ile davanızı takip etmeniz yararınıza olacaktır. Çünkü üzerinize atılı suç nedeniyle yapacağınız savunma ve bildireceğiniz deliller hayatınızın en önemli kararlarından olacaktır. Ağır ceza mahkemesi savunma ve bildirilen deliller ile bağlı değildir. Ağır ceza mahkemesi suç konusu olayı incelemek, delilleri toplamak ve değerlendirmek zorundadır.  Fakat bu hususta tarafınızın olayı aydınlatması, lehe delilleri saptaması, yaptığı savunma ile mahkemeyi ikna etmesi oldukça önemlidir.  Aksi halde hukuken tutuklanmanızı gerektirecek şartlar ve nedenler birlikte gerçekleşmediği halde hakkınızda verilen tutuklama kararı ve sonuç olarak alınacak ceza hükmü yıllarınızı ceza ve tutuk evlerinde geçirmenize, aile ilişkilerinizin bozulmasına, ekonomik yıkımlara neden olacaktır. Tüm bu hukuki süreçler tamamıyla can sıkıcı olup sürecin belirsizliği ise travma niteliğindedir. Bu nedenle uzman ağır ceza avukatlarına başvurmanız psikolojik sağlığınız açısından da faydalı olacaktır.

Ağır Ceza Mahkemeleri Nasıl Kurulur?

Ağır Ceza Mahkemeleri, her il merkezi ile bölgelerin coğrafî durumları ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak, belirlendiği il ve ilçenin adıyla anılmak suretiyle, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü alınarak, Adalet Bakanlığı tarafından bir başkan ve yeteri kadar üyeli olarak, İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde birden fazla daireli olarak kurulur.  (5235 sayılı kanun 9. Maddesi)

Asliye Ceza Mahkemeleri Nedir? Görevleri Nelerdir?

Asliye Ceza Mahkemeleri, 5235 Sayılı Kanunun 11. Maddesi gereğince, Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan dava ve işlere bakmakla görevli mahkemedir.

Bir işin veyahut davanın asliye ceza mahkemelerinde görüleceği Türk Ceza Kanunda yer alabileceği gibi asliye ceza mahkemeleri özel yasalarla da görevlendirebilirler.

Belirtmek gerekir ki, Asliye Ceza Mahkemeleri görevli olduğu davalar ve işler belirlenirken ayrıca Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, Çocuk Mahkemesinin, Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin ve İcra Ceza Mahkemesi de göz önünde bulundurulmalıdır. Bazı küçük ilçelerimizde 5235 sayılı kanunun 9. Maddesi gereğince iş yoğunluğu ve coğrafi konum nedeniyle tek ceza mahkemeleri kurulmuştur. Bu mahkemeler gerektiğinde Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi sıfatıyla gerektiğinde İcra Ceza Mahkemesi sıfatıyla gerektiğinde ise Çocuk Mahkemesi sıfatıyla görev yapmaktadır.  

Asliye Ceza Mahkemeleri Nasıl Kurulur?

Asliye Ceza Mahkemeleri, her il merkezi ile bölgelerin coğrafî durumları ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak, belirlendiği il ve ilçenin adıyla anılmak suretiyle, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü alınarak, Adalet Bakanlığı tarafından tek hakimli olarak kurulur. (5235 sayılı kanun 9. Maddesi)

Her ne kadar daha önce asliye ceza mahkemeleri nezdinde bir savcı da görevli iken yapılan değişiklik ile asliye ceza mahkemelerinden duruşma savcılarının görevlerine son verilmiştir. Böylelikle savcılığın soruşturma aşamasında daha etkin çalışması sağlanmaya çalışılmıştır.

Ceza Davalarında Nelere Dikkat Etmek Gerekir?

Ceza davaları gerek mağdur gerekse sanık olarak kişinin hak ve özgürlükleri ile doğrudan bağlantılıdır. Bu nedenle ceza davalarının özenle takip edilmesi gerekmektedir. Tarafların bu hususta ceza kanunlarını bilmesi yeterli değildir. Önemli olan söz konusu kanunun nasıl uygulanması gerektiği, yargılamanın hangi suretle yapılması gerektiği ve hükmün hangi suretle oluşturulması gerektiğidir. Ceza davalarında yapılan en büyük hata davayı tamamen mahkemenin sorumluluğuna bırakmaktır. Şikayetin / Savunmanın doğru düzgün yapılmadığı, delillerin bildirilmediği, delillerin toplanılmasının sağlanmadığı, ara kararlara, hükme, tutukluluk/tahliye durumlarına gerekli nitelik ve hususlarda itirazların yapılmadığı çoğu dosyada taraflar aleyhine sonuçlar çıkmaktadır. Bu hususta ne mahkemeyi ne de adalet sistemini suçlamak doğrudur. Dikkat edilmesi gereken şey ceza davası ceza hukukuna uygun bir şekilde takip etmek veya konusunda uzman en iyi ceza avukatlarına davasını takip ettirmektir.

Ceza Kanunları Nelerdir?

Türkiye’de ceza yargılaması Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, Çocuk Koruma Kanunu, Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun, Terörle Mücadele Kanunu, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu, Asgari Ceza Kanunu, Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu vd. yapılmaktadır. Bunun yanında özel kanunlarla da bir çok suç kavramı ve cezalandırıcı müeyyideler düzenlenmiştir. Bu hususta İcra İflas Kanunun, Bankacılık Kanunun, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunun, Orman Kanununun ilgili cezai hükümlerini örnek olarak söyleyebiliriz.  Bunun gibi ceza yargılaması kaynağını, anayasa, kanunlar, uluslararası sözleşmeler ve yürütme organının tasarrufları gibi doğrudan kaynaklar ve öğreti, mahkeme içtihatları, mukayeseli hukuk, uluslararası hukuk, mehaz kanun, örf ve adet gibi dolaylı kaynaklardan almaktadır.

Ceza Avukatının Görevleri Nedir?

Ceza avukatı, ceza mahkemelerinde görülen davalarda kişilerin özgürlüklerini, haklarını en iyi şekilde savunur. Ceza avukatı soruşturma ve kovuşturma aşamalarında da gerçeğin ortaya çıkmasına en fazla katkı sağlayan kişilerden birisi konumunda yer alıyor. Ceza davaları sonucunda kişiler özgürlüklerini kaybetme riski ile karşı karşıya kaldığı için bu durum çok daha önemli bir hale geliyor. Bununlu birlikte ceza avukatının müvekkilini mahkemenin her aşamasında en iyi şekilde temsil edip haklarını savunması gerekiyor.

Ayrıca ceza avukatı, suçlanan kişinin ifade verdiği andan itibaren olası bir temyiz, istinaf başvurularına kadar kişinin yanında olur. Bu nedenle ceza avukatının görev tanımı ve fazlasıyla geniş bir yelpazede değerlendirilir ve çalışma alanı oldukça geniş bir sahaya yayılır.