İş Sözleşmesi ve Hukuki Nitelikleri

iş sözleşmesi

İş sözleşmesi konusunun bir çok tanımı ve özelliği bulunmaktadır. Fakat tüm bunların ortak noktası vardır ki bunlar bir sözleşmeyi iş sözleşmesi yapan unsurlardır. Bu unsurlar iş kanunu ile düzenlenmiştir. Bilindiği üzere bir iş sözleşmesinde öncelikle iş, işçi ve işveren bulunmalıdır. Bu kapsamda işçi söz konusu işi bağımlı olarak yani işverenin gözetimi altında yapmayı, işverenin ise ücret ödemeyi taahhüt etmektedir. Ayrıca bu sözleşmede aralarındaki iş ilişkisini ve iş şartlarını düzenleyen maddeler bulunması gerekir. Aksi takdirde bahse konu sözleşme iş sözleşmesi niteliğinde olmayacaktır.  İş sözleşmesi tüm bu unsurları ile işçinin şahsına bağlı olan, taraflara karşılıklı borç yükleyen, sürekli bir özel hukuk sözleşmesi olduğunu söyleyebiliriz. Fakat tüm bu unsurları kapsayan iş sözleşmesi tek tip değildir. İşçi sözleşmesi gerek kanunda, gerek uygulamada ve gerekse öğretide bulunan sürekli, süreksiz, belirli süreli, belirsiz süreli, tam süreli, kısmi süreli ve takım sözleşmeleri gibi bir çok çeşidi bulunmaktadır. İş hukuku işçiyi koruma politikası ile mevzuatını oluşturmaktadır. Bu nedenle tüm işçi sözleşmesi yasal mevzuata uygun olmalıdır. Aksi halde yasal mevzuata aykırı, işçi aleyhine konulan tüm maddeler geçersiz sayılmaktadır. Fakat bir uyuşmazlıkta öncelikle işçi aleyhine düzenlenmiş olan ve yasal mevzuata aykırı iş sözleşmesi maddelerinin ve uygulamalarının tespiti ile bu düzenlemelerin nasıl olması gerektiğini tespit etmek gerekir. Bu durum gerek işvereni gerekse mahkemeyi aydınlatmak için zorunludur. Bu zorlu süreçte iş hukuku avukatı ile yol almak işçiye güç sağlayacak ve haklarını güvence altına alınmasına yardımcı olacaktır.

İş Sözleşmesi Nasıl Sona Erer?

İş sözleşmesi bir çok şekilde sona erebilir. İş kanununda bu haller açık bir şekilde düzenlenmiştir. İş kanununa göre iş sözleşmesi; sözleşmenin feshi,  tarafların anlaşması, işçinin ölümü veya sözleşme süresinin bitimi ile sonra ermektedir. İşte işçilerin ve işverenlerin en büyük hataları da söz konusu bu sona erme hallerine ilişkin usullere ve mevzuata aykırı işlemidir. İş ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda henüz fesih aşamasında iş hukuku avukatına başvurmak hem işçi hem de işveren için faydalı olacaktır. Zira feshin şekli, gerekçesi, süresi ve diğer uyulması gereken şartlar göz ardı edildiğinde büyük hak kayıplarına uğranılacaktır. Hak kaybı yaşamamak için uzman bir iş avukatı ile irtibata geçebilirsiniz.